1xbet incelemeimplant dis fiyatlari
info@koklerkitap.com
0535 574 22 26

    14.00
    20.00
    %30
    indirim
    Basım Tarihi:
    2012
    Sayfa Sayı:
    320
    Dil:
    Türkçe
    Tedarik Süresi :
    24 Saatte Kargoda

    Yeniçeri’yi dünyanın ilk teşkilatlı ve meslekî ordusu olarak gören ve gösteren Necip Fazıl’a göre, Yeniçeri, kuruluşundan sonraki ilk iki asır içinde ideal askerdir ve devletinin gayesine ve ahlakına bağlıdır. Tanzimata kadar sürecek olan sonraki üç asır içindeyse bizzat devlet süikastçısı bir âsidir. Yeniçerinin bu çöküşü, ruhî ve sosyal bir müessire, iman vecd ve aşkının gönüllerden uçup gitmesine bağlıdır ve Yeniçeri, bu korkunç ve hazin tecelliyi göstermekte sadece bir vesiledir. Bu eser, müellifinin bizzat belirttiği gibi, tarihî rezalet ve fecaatlerin bir hikâyesi olarak kaleme alınmış olmaktan ziyade, Yeniçerinin işe nereden başlayıp, işi nerede bitirdiğini göstermek ve bunun ruhî ve sosyal müessirlerini çerçevelemek gayesiyle yazılmıştır.



    10.13
    13.50
    %25
    indirim
    Yazar:
    Kategori:
    Basım Tarihi:
    2011
    Sayfa Sayı:
    256
    Dil:
    Türkçe
    Tedarik Süresi :
    24 Saat

    Sultan Selim’in katliyle başlayıp Yeniçeri ocağının kaldırmasına dek süren olaylar içinde heyecan ve aşk dolu bir adam; Pir Elvan… III. Selim ile Napolyon arasında mektup taşıyan bir ulak, Bektaşiler arasında bir Mevlevi… Pir Elvan’ın sohbet arkadaşı Melling. Fransız mimar, seyyah, ressam… Gerçek bilgiler ve gerçek isimlerle nefes kesici bir serüven… *** Sultan Mahmut bir anda kararsızlaştı. Ateşin gözleri buğulu bir camın ardındaymış gibi bakıyordu. Umur görmüş devletlûlar ve ak sarıklı hocalar, padişahın bu mahzun duruşunun manasını kavramıştı. Sancak-ı şerif çıkar da asiler galip gelirse bu, devletin sonu olur, imparatorluk asilerin eline geçerdi. Bu ağır yükü kimse omuzlayamıyordu. Salona bir anda ölüm sessizliği çöktü. Herkes bu durumu kabullenmiş gibi boynunu bükmüş iken ileri doğru yürüyen dersiam hocası Abdurrahman Efendi’nin ayak sesleri boş kubbede yankılandı. “Muradımız din ve devletin bekası ise, bu asileri kırar geçiririz, değilse biz de bu din ve devlet ile batıp gideriz. Zillete düşmektense ölüm yeğdir, hünkârım. Hal böyleyken daha ne olma ihtimali vardır?” Hiddetinden elindeki tespih koptu, taneler mermer zemin üzerinde dağıldı. “Allah’ın izniyle onları işte böyle dağıtırız. Bu, Allah’ın bir işaretidir, hünkârım.” Mermer zeminde yuvarlanan taşların sesi kesilince gür sesiyle son sözünü söyledi. “Kılıç kından çıkmadıkça, kurt sürüsü hizaya girmez, hünkârım!” *** Pir Elvan… Eski bir yeniçeri… Bektaşi görünümlü bir Mevlevi… Sultan Selim'in sadık eri… Osmanlı'nın en çalkantılı dönemlerinden birinde devletin kaderiyle, ömrünün son demlerine yaklaşmış bu adamınki bir noktada buluşur. Pir Elvan, uğrunda savaştığı Sultan Selim'in katline, devleti arkadan vuran Kabakçı'nın ihanetlerine, günah yuvasına dönen ordunun isyanlarına, halktaki yozlaşmaya ve nihayet kanlı bir kıyımla Yeniçeri Ocağı'nın tarihe karışmasına şahit olur. Esnafı, uleması, devlet erkanı ve artık "Devlet Ocak içindir" diyen yeniçerileri ile İstanbul'un tarih boyunca sahne olduğu en sancılı dönemlerden biri ve sona doğru yaklaşan bir imparatorluğun dayandığı ocağın çürüyüp bitişi, aşk, ölüm ve pişmanlıkla iç içe anlatılıyor.


    free wordpress themes