koklerkitab@gmail.com
0535 574 22 26

    7.50
    10.00
    %25
    indirim
    Basım Tarihi:
    2012
    Sayfa Sayı:
    128
    Dil:
    Türkçe
    Tedarik Süresi :
    24 Saat

    “Sözü, Rasûlullah’ın sözüne en çok benzeyen Hasan-ı Basrî’dir.” İmam Cafer-i Sâdık Hasan ibn Ebi’l-Hasen Yesâr el-Basrî, 641 tarihinde Medine’de doğmuştur. Annesi Hayre, Rasulullah’ın (sav) eşi Ümmü Seleme’nin âzatlısı ve hizmetkârıdır. Tabiînin önde gelenlerindendir. Hz. Ali’nin yanında yetişen Hasan-ı Basrî, Hz. Osman ve Hz. Abdullah bin Abbas gibi önde gelen sahabelerle görüşmüştür. İlke olarak devlete ve siyasî otoriteye baş kaldırılmasına karşı olduğundan birtakım telkinlere, hatta zorlamalara rağmen isyanlara katılmamış, ancak zalim ve zorba devlet adamlarını hiç çekinmeden tenkit ederek baskı altındaki halkın hislerine tercüman olmuştur. Haccac’ın Hasan-ı Basrî’yi tehdit ettiği bilinmektedir. Ancak tehditten korkmayan Hasan-ı Basrî bunu bir imtihan olarak görmüş ve Haccac’a karşı tavrını değiştirmemiştir. Zühd ve takvası ile, sözü ve amelinin bir oluşu ve tesirli hitabetiyle çağdaşlarını etkilemiş ve daha sonra gelenlere güzel örnek olmuştur. Zühd anlayışı; tefekkür, nefis muhasebesi, dünyadan uzaklaşma ve Allah aşkına dayanmaktadır. Toplumla iç içe ve fakat toplumun kötülüklerini erdemli davranışlara dönüştürmeyi amaçlayan bir anlayıştır. “Âdemoğlu, üç şey arasındadır: Başına gelen imtihan, tükenen nimet ve yok eden ölüm.” Yunus bin Ubeydullah (rh) dedi ki: “Hasan’ın (rh) ağzını doldurarak güldüğünü hiç görmedim.” Hasan-ı Basrî (rh) şöyle derdi: “Mü’min, zeki ve basiretlidir. Allah, kendisine olan ihsanını arttırdıkça, O’na olan korkusu artar.”